FORUM

Tartisma Forumu
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 OLMADI MEHMET OLMADI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Torné Thuji



Mesaj Sayısı : 215
Yaş : 69
Kayıt tarihi : 06/02/08

MesajKonu: OLMADI MEHMET OLMADI   Çarş. Ekim 21, 2009 2:29 am

-*-
OLMADI MEHMET OLMADI

Bir de adaşım olacaksın…

Aynı sayfaları paylaştık…

Sew u roza ho DÊSIM olan birine bunu nasıl yaparsın!...


Hiç mi eleştirecek bir yanımı bulamadın???
Hadi beni kişi olarak tanımadığını söyleyebilirsin…
Yazılarımda kayda değer bir şey bulamadın mı????

“XATIRUNÊ LAWUKU RA” bir söz etseydin…
Bir söz etseydin, benden de bir “arkadaşına”…..
Olmadı, şakacıktan yapsaydın…

Ne olurdu yani…

İlle de yalvarmam mı gerek…
-*-*-

Demek ki; yanında kıymetim bu kadarmış, ha!....
Vallah! Dünyanın -elbette DÊSIM’in- en mutlu insanı olurdum, eğer samimi sohbetlere konu olursam…
Eğer hakkımda konuşulanlar sır olarak, en yakınlara, en samimilere söylense…
İlkokul müsamere çocukları gibi teselli edilmeye de ihtiyaç duymam…

Nasıl duyayım ki…
Neden duyayım ki…

Boş birini kim eleştirir ki…
Aklı “kendinden menkul birileri”ni kim eleştirir ki…
Toplumun omurunda olmayan birilerini kim eleştirir ki…
Söyledikleri/ yazdıkları önemsenmeyen birini kim eleştirir ki…

Yahooo Désimi önemsediği için eleştirilen désimli, nasıl mutlu olmaz ki…
-*-*-


HALA VAZE:

İnsanı önemseyen désımli çok da, ya Désımliyi önemseyen…
Dünyayı önemseyen désımli çok da, ya Désımi önemseyen…
Kültürü önemseyen désımli çok da, ya Désımin kültürünü önemseyen…
Dilleri önemseyen désımli çok da, ya Désımin dilini önemseyen…
Doğayı önemseyen désımli çok da, ya Désımin doğasını önemseyen…
Dünyadakileri elbette… Ama Désım’de açılan maden kuyularına ne gömüldüğünü önemseyen…
-*-*-

Yazınki plaj görüntülerinin manşet olmasına sevinmem mi…
Elbette sevindim…
Son eylemde “20 binin üzerinde insanın içinde yürümeye sevinmedim mi” zannedersin…
Désım için yürümek önemli elbette…

Neden bu denli geç…
Neden kışın orada yaşayacak kadar değil…

Neden 60’lardaki kadar, çocuklarımızın okumasını sağlayamıyoruz…
Dünyanın her milletinden patron kabul ederiz de, ya désımlileri…
Şiiri çok severler, désımliler… Ya Désımin şiirini önemseyen…
Bulduklarını, peşkeş çekmekten gayri…

Hikayeleri, masalları önemseyen désimli çok da, ya Désıminkiler…

Peki neden bu gürültü, patırtı, şamata…???

Çünkü Memedé ma:
Kimi makale, hikaye, şiir ve mektuplarda DÊSIM’in adı geçiyor…
DÊSIMiN ADI
Mehmet TÜZÜN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Torné Thuji



Mesaj Sayısı : 215
Yaş : 69
Kayıt tarihi : 06/02/08

MesajKonu: Bu Tavır Mehmet Yıldız’a Yakışmadı   Cuma Ekim 23, 2009 2:14 pm

geschrieben von: Seyfi Cengiz, am: 16/10/2009 - 19:05:16

Bu Tavır Mehmet Yıldız’a Yakışmadı
Seyfi Cengiz

Bilindiği gibi Dersim davasının aydın gücü henüz sınırlıdır.
Mevcutlar içinde sıradışı isimlerden biri Mehmet Yıldız’dır.
Bunun farkında olduğum için kendisiyle gereksiz polemiklerden kaçındım.
Hareketin ortak çıkarını gözeterek birlikte çalışmanın olanaklarını araştırdım.
Görüştüm, yazıştım.

Programına itiraz etmediği, hatta katkıda bulunduğu PSD’de birlikte çalışmaya hazır olmayışına üzüldüm.
Defalarca teklif edildiği halde Dersim 38 Girişimi’nin Koordinasyon Komitesi’nde de görev almadı.
Sorumluluk üstlenmeye istekli görünmedi.

Örgütlü pratik faaliyete mesafeli durdu.
Gene de kendisiyle görüşme ve yazışmaların bir yararı olmadı değil.
Belli bir yakınlaşma sağlandı.
Desmala Sure sitesinde yazmaya başlamıştı.
Görünen oydu ki, işbirliğimizin bu noktadan ileriye gitmesi de zordu.


Haber dahi vermeden çokça eleştirdiği bir yerde, FDG’ye ait Dersimnews sitesinde yazmaya başladığında, o kadarının bile ancak süreli olabileceği anlaşıldı.
Bu tutumuna az da olsa gücenmiştim.
İlişkilerimiz kopmasa da ister istemez giderek seyreldi.
Ne var ki, yapılacak bir şey yoktu.

Herkes kendi katkısını doğru bildiği yerden, doğru bildiği şekilde yapmakta özgür olmalıydı.
Önemli olan Dersim fikrini savunanların birbirlerine çelme takmaktan uzak durmasıydı. Bu kadarlık bir kendiliğinden dayanışma bile en ehil oldukları konularda bulundukları yerden yapacakları katkıların fiili planda üstüste binmesine yeterdi.
Dersimnews’de yazmaya başladığını farkettiğimde Mehmet’e dediğim de bu olmuştu.
Fakat gittiği yere de ısınamadı.


Bir süre sonra Desmala Sure ve Dersim Forum’da Dersimnews eleştirilerine geri döndü.
Beklediğim bir şeydi bu.

Kaldı ki, hareketin eleştiriye ihtiyacı gereği ne kadar mümkünse o kadar yansız eleştiricilerin varlığı bence önemliydi.

Benim beklemediğim, ben, “Mehmet’in artık bu gelgitleri bırakıp bir pozisyon belirlemesi ve bunda sebat etmesi iyi olur” diye düşünürken, geçen hafta sonu Dortmund’da ortaya çıkmasıydı.

Üstünden kaç gün geçtiği halde bir sonuç bildirisi dahi ortalıkta görünmeyen, haber dahi yapılmayan, ne kararlar aldığı bilinmeyen MKP-FDG işi bu esararengiz toplantıda sahne alması şaşırtıcıydı.

Bu tavrı aklıma başka şeylerin yanında kendisiyle yazışmalarımızda FDG ve yöneticileri ile müttefikleri hakkında daha önce söylediklerini getirdi (onun da affına sığınarak gönülsüzce de olsa belli sınırlar içinde bu yola başvurmak zorundayım):
“Ben bu insanlara hicbir yakinlik duymuyorum”,
“Bizi satmışlardır ”,
“Ben onlarin hicbirini adam olarak gormuyorum”,
“Aşağılık tiplerdir”
vs gibi.


Bu ikili yazışmalarımızda FDG yoneticilerinden kimini “onursuz”, “hovarda”, kimini “alkolik”, kimini “ne köy ne kasaba” diye tanımlıyor, hatta çok daha ağır sıfatlar kullanıyordu.
Mehmet Yıldız’ın hakkında bu denli kesin, bu kadar ağır yargılarda bulunduğu bir çevre ile, bu çevreye mensup kişilikler ve müttefikleriyle Dortmund’daki türden bir topantıda hiç çekincesiz biraraya gelişini, böyle bir çevre ile yeniden zuhur eden ortak çalışma eğilimini kendisine yakıştıramadığımı belirtmek zorundayım.


Aşağıdaki ifadeler kendisiyle yazışmalarımızda Dortmun’da buluştukları hakkında söylediklerinden seçmelerdir.
Başka hiç bir yorumda bulunmuyor, okuyucuyu Mehmet Yıldız’ın kendi sözleriyle başbaşa bırakıyorum.

“Aslan Kaya Yasar’in amcasinin oglu ve alkolik bir adam. Bir gece, ben Yasar ve Ali Erenler onun evinde kalmistik....”


“Biliyorsun ilk baskan Aslan idi sonra Yasar’a devretti...”
“Ancak kongreye katilanlara baktim Tahsin Tekin ve M. Gulmez disinda (o da hala Partizanci galiba) pek kimse yok. cok tuhaf tipler. Kapasite de yok. Ben bu insanlara hicbir yakinlik duymuyorum. Ama bu insanlar bir yolunu bularak yine de anlasiyorlar. Kendini yabanci gibi hisseden benim”.


“Federasyon etrafinda bir araya gelen Dersimlilerden pek bir sey anlamis degilim. Kaypak olan bir Yasar degil, onlar da cok net olan insanlar degil. Net bir duruslari yok.... Haydar Isik gibi bir adam etrafinda gozukmekten cekinmiyorlar.”


“Yasar Kaya anladigim kadariyla daha cok hovardalik yapmakla mesgul. Onda hicbir samimiyet gormuyorum. Dersim kavrami en cok onun hovardaliklarina hizmet ediyor. Yani adam hayatindan memnun. Ali Erenler alkolik olmus ve yasar efedinin hizmetine girmis. M. Gulmez belki iclerinde en temiz olani ama ondan da ne koy olur ne kasaba. Ustelik cok urkek biri....“


“Basel dernegi kapanacakmis. Para yemisler vs. Metin efendiyi tanirim ve hic sasirmadim.... “


“Onun icin birak Hidir efendiyi seytanla bile yataga girerler bunlar“

“Su an FDG yonetimini olusturan insanlarin seviyesi cok dusuk. Gercekten cok egitimsiz tipler. Bir konseptleri yok. Iki cumle bir sey yazabilen yok aralarinda ve herkesin kisisel bir ajandasi var. Daha cok bununla mesguller. Yasar ne kadar hafif mesrep kadin varsa dernek yonetim kurullari araciligiyla kendi etrafina toplamaya calisiyor….Asagilik tipler. Adam hovardalik yapmaktan konsept olusturmaya firsat bulamiyor. Bizi satmislardir PKK’ya. Ogle bir halleri var“.

“Yasar Kaya bu ara iyice onursuzlasmis.Yaptiklarini anlatiyorlar saskinliktan dilimi yutuyorum. Kisisel seyler belki ama kisiligi hakkinda bilgi veriyor. Tam bir pacoz, yalanci, onursuz... Ben onlarin hicbirini adam olarak gormuyorum. Ne yaparlarsa yapsinlar, beni ilgilendirmiyor da....”


“O talebeler hikayesi de cok komik. Isbirligi yaptiklari pislik cevreleri sanki kendiliginden olusan sempatizan agi seklinde sunuyorlar. Cocuk kandiriyorlar sanki. Bunlar ne bicim universite ogrencileri ki daha ilk gunden itibaren bize dusmanlik yapmayi amac haline getirdiler......Vay anasina Yasar Efendi buyuk politikaci olmus, adam kandiriyor. O gitsin bu dili kadinlara hakaret yedigi halde saatlerce yalvarmaya devam ederken kullansin?“.

“Kemal Kutan vb. cevreler cok anlamsiz ve ciddiye alinmamasi gereken cevreler. Aldigin tutum cok dogru ve verdigin cevaba tamamen katiliyorum.....“.

“...Ustelik KK karanlik bir adam. O grup bir donem tamamen polisin denetimine girmisti. 17 kisiyi bu denetim mekanizmasi sonucu imha ettiler. Partizancilar arasinda temiz kalanlarin tumu olduruldu. Cok karanlik bir cevre. Bunlardan biri bir-iki yil oncesine kadar bana internet uzerinden satasip duruyordu....“

“Dersmliler arasindaki butun dostluktan uzak davranislarin temelinde PKK’ya cepheden diklenme cesaretinin olmamasi yatiyor.....Dersimli kalsaydilar bunlarin hovardaliklari beni ilgilendirmezdi. Pacoz takiminin Dersimliligi ile bir sey olmaz. Ustelik bana tutum aliyorlar. Sanki ben onlara karsi dostca olmayan bir sey yapmissim gibi. Beni birak seni neden Basel’de veya Berlin’de yaptiklari toplantiya cagirmadilar. Mehmet Bayrak ve Huseyin Aygun neden onlarin gozunde daha onemli konusmaci oluyorlar ? 38’i onlar senden daha mi iyi bliyor? Bunlar pislik takimi, hayale kapilmaya hic gerek yok diye dusunuorum”.

“…Bence bu adamlar benim lafimi esirgemiyor olmamdan korkuyorlar. Yani ‘bir gun sira bize de gelebilir’ diye dusunuyorlar. Kirli camisirlarinin aciga cikmasindan korkuyorlar. Ali Erenlerle oyle bir seye ramak kaldi. Adam defalarca telefon etti ve foruma son derece yagci bir yazdi ben de mecburen sustum. Ustelik Ferhat Tunc ile ilgili yazida FDG yoneticilerini de aciktan asagiladim biliyorsun. Bunu sinderememislerdir. Herkes Ferhat Tunc’un suretinde biraz kendini gormustur. Benim dusuncem bu. O yazim sayisiz siteye aktarildi. Cok “tiklayan” olmus. Cok agir bir yazi. Cok agir ithamlari iceriyor. Ancak hic pisman degilim. Ferhat Tunc cok alcak biri. Haydar Isik hakinda da cok agir seyler yazdim”.

“Bana tutum almis olmalari yalnizca benim kinimi buyutur. Ben onlara karsi kin besliyorum. Bunu inkar etmiyorum. Umarim elime dusmezler. Ferhat Tunc agladiysa onlar zirlar. Bundan eminim. Rantiyeci, ikiyuzlu pislik takimi.

“Artik forumlara yazmiyorum biliyorsun. Alisan’in formu ciddiyetten cok uzaklasti. Meso Teso’nun forumu oldu. Alisan Meso Teso’nun bozuk Turkcesini cok seviyormus. Hatta kendi yazilarinin dilini de bazan mahsustan bozuyormus. Ben de “iyi” dedim.“

“Bence Hidir efendi cok anormal bir adam,yani nerede durdugu belli olmayan dengesizin birine benziyor. Anormallikleri de oradan kaynaklaniyor.... capsiz tipler,ellerinden bir sey gelmedigi icin Hidir’in yazar kadrosunu olusturdular.Bunlarin tumu kucuk hesaplar pesinde. Yasar’in su mikrofonlu resmine cok guluyorum.

“Bu yazinin (Hüseyin Aslan’ın yazısı, BN) Dersim 38 Girisimi’ne karsi yazildigini ben de aklimdan gecirdim. Bence 38 Girisimini de Haydar Isik kampanyasi gibi “politik cikarlar” kategorisine koymuslar gibi bir halleri var. Ozellikle Besikci ve Ayse Hur’u hedeflemeleri de cok anormal. Yazi bastan sona irkciliga varan (bizi ancak biz anlariz babindan) sacmaliklarla dolu. Adam kendisi disinda kimseyi samimi bulmuyor. Bizim millette her seyi yutmaya hazir. Alisanin formuna da cok matrak bir seymis gibi tasimislar. Ben de orada “Baki Kucuk” olarak FDG’nin tutumunu elestirdim. Cunku insanin midesi kaldirmiyor bu tip kepazelikleri“

“Hidir Munzur kendisine ait bir yazinin calindigini vesile ederek Hasan Sen’in fotografini da yayinlayarak “Huylu Huyundan Vazgecmiyor” mansetini atmasi cok igrenc ve saldirgan bir tutumdu. Bu manseti kaldirdi ama bence bu adam cok dengeli biri degil. Cok capsiz, daha dogrusu “Radyo Zaza” duzeyinde bir adama benziyor”.

“Dersimnews“deki aptal talebeler kimin nesidir?”



DESMALA SURE
Seyfi Cengiz, am: 16/10/2009 - 19:05:16


En son Torné Thuji tarafından Cuma Ekim 23, 2009 2:24 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Torné Thuji



Mesaj Sayısı : 215
Yaş : 69
Kayıt tarihi : 06/02/08

MesajKonu: KONUYU BAGLAMINDAN KOPARMA GAYRETLERi   Cuma Ekim 23, 2009 2:21 pm

-*-

Konuyu bağlamından koparma gayretleri maksatlıdır

Seyfi Cengiz

Yaşadığımız son tartışma FDG`nin ben de dahil kendi üye tabanindan (üyesi olmayanlara açtığı halde) ve kamuoyunun dikkatinden kacırdığı Dortmund toplantısının oğrenilmesi uzerine patlak verdi.

Tartışma bu toplantının bitiminden sonra yazdığım "FDG`nin Üstlendigi Misyon Nedir?" başlıklı makale ile başladı, başka yazılarla sürdü.

Daha toplanti sürecinde eMailler aracılığıyla sorulan sorular bu yazılarda yinelendi.
FDG yonetiminden açıklama istendi.
Bugüne kadar bu sorulara yanıt verilmedi.

FDG’nin samimi üye kitlesi, demokratik kamuoyu FDG yönetiminden hâlâ yanıt bekliyor.
Sorular yanıtsız kaldıkça, başka sorular akla geliyor.

Sözgelimi “Açılım” adı verilen süreçte yapılan bu toplantının Dersim adına bir muhatap ortaya çıkartmakla ilişkisi var mıdır?

Varsa eğer, Kırmanc-Zaza davasına neredeyse bir ömür vermiş onlarca insanın dışlandığı anlaşıldığına göre, yukarıdan aşağıya bir oldu bitti ile oluşturulması tasarlanan bu irade kimlerden oluşacak, kimlerle kotarılacaktı?

FDG yönetiminden beklenen toplantı sürecinden beri sorulan sorulara ve bu sorular yanıtsız kaldıkça akla gelen başkalarına açıklık getirmektir.
Bu tartışmanın güncel sebebi ve eksenindeki konu bellidir.
Konuyu bağlamından koparma, başka türlü sunma gayretleri bilinçlidir.

Mehmet Gülmez’in Kamer Özkan olayıyla ilgili tamamen bağlam dışı son yazısı (buna “yazı” demek bile yazıya hakarettir), gündemi saptırmanın yeni bir örneğidir. Kamer’in yoldaşları yıllar önce bu konuyu hem kendi aralarında, hem de kamuoyu önünde defalarca tartışmış, görüşlerini ortaya koymuşlardır. Gerekli olduğunda bunu yeniden yapmaktan da kesinlikle geri durmazlar. Ama bir dezenformasyon masası gibi çalıştığı anlaşılan M. Gülmez’e verilecek özel bir hesapları olamaz.

Gülmez, başkalarını kendi fabrikasyonlarıyla meşgul edip Dortmund toplantısını, bu toplantının ifade ettiği gerçeği unutturacağını sanıyorsa aldanıyor.

Kırmanc-Zaza hareketine karşı geliştirildiği anlaşılan Dortmund komplosuna açıklık kazandırmak yerine, Dersim hareketinin ortak çıkarını gözeterek FDG’nin dünü, bugünü ve yarınını masaya yatıranlara karşı mide kaldıran hakaret ve dezenformasyon kampanyaları yürütmek yaşanan krize çözüm getirmez.

FDG, duruşu ve yönelimi itibariyle, Türk solunun belirli bileşenlerinin Dersim hareketi içindeki uzantısı gibidir. Bu işlev, içeriğinden boşaltmak kaydıyla Dersim hareketinin belirli fikir, kavram ve talepleri savunulmadan, “Dersimci“ bir görünüm takınmadan yerine getirilemezdi.

PKK’nın Dersim hareketi içindeki uzantıları da benzer bir yola başvurmak zorunda kalmışlardır.

İnsanlarımızı yanıltan samimiyet ve ciddiyetten yoksun bu görüntü ve söylemlerdir.
Dersim siyasetinde egemen olan PKK ve Türk solu, bu konumunu güvenceye almak için tehdit olarak gördüğü Dersim muhalefetini kendi kırmızı çizgileri içine çekmek, kendi örgütleri içinde eritmek ihtiyacı duymuştur.

Moda deyişle söylersek, her biri kendince bir Dersim-Zaza "açılım"ı yaparak hareketi denetim altına almak, bağımsız bir Dersim seçeneğinin önünü kesmek ihtiyacı duymuştur.
“Newede Dersim” PKK tarafından, FDG ise Türk solunun malum bileşenleri tarafından yapılmış görünen birer “açılım”dırlar.

Bu sözde açılımlar, Dersim hareketinin partileşmesini engellemek, kendi bağımsız kurumlarını yaratmasını önlemek için geliştirilmiş tedbirlerdir.

Giderek marjinalleşen bu örgütlerin, hayatta kalması için de bu önlemler zaruri hale gelmiştir.

Kırmanz-Zaza hareketinin sözcü ve temsilcilerine yıllardır uygulanan bilinçli, kasıtlı ve sistematik tecridin nedenleri yeterince açıktır.

Dortmund toplantısı, FDG Yönetim Kurulu’nun başta MKP olmak üzere Türk solunun belirli örgütlerinin bir komitesi gibi iş gördüğünün en yeni kanıtıdır.

Bu toplantı bu gerçeğin adamakıllı deşifre edilmesi için anlamlı bir vesile oldu.
Gerçekler daha fazla gecikmeden orta yere konmalı, gerekli uyarılar yapılmalıydı.
Bu sorumluluk, ne yazık ki birilerinin şahitliğine, belli sınırlar içinde belge değerinde bazı yazışmalara başvurulmaksızın yerine getirilemezdi.

Bazı hassasiyetler ihlal/ihmal edildiyse, hareketin geleceğini yakından ve doğrudan ilgilendiren hayati bir konuda ansızın ikincil planda göründükleri içindi.
Esası gözden kaçırmayanlar ihmalin sebebini anlar.


Yine önceki yazılarımdan birindeki bir pasajla bitirmek istiyorum:
<Demokratik bir örgütte açıklık, şeffaflık şarttır.

Demokratik bir örgüt Dortmund toplantısı benzeri kendi kitlesinden, üye tabanından gizli toplantılar yapamaz.

Gizli gündemle toplanamaz.

Demokratik bir örgütün yönetim kurulları bu tür toplantıları görüşlerini sevmedikleri üyelere kapatamaz.

Toplantı sonuçlarını kamuoyundan saklayamaz.
Toplantı ile ilgili soruları suskunlukla geçiştiremez, açıklama yapmaktan kaçamaz.
Oysa Dortmund toplantısı ile ilgili sorular ...yanıtsız bırakılmakta, konu saptırılmakta, herhangi bir açıklama yapılmamaktadır.

Demokratik bir örgütün yöneticileri asalet, soyluluk iddiaları üzerinden meşruiyet devşiremeye kalkışamaz.

FDG yöneticileri arasında böylelerinin bulunduğu bir sır değil.
Demokratik bir kitle örgütü, FDG’nin yaptığı gibi kendisini bir siyasi parti yerine koyamaz.
Böyle bir örgütün yöneticileri cunta yetkileriyle meclisler oluşturmaya kalkışamaz.
İttihatçı bir zihniyetle kendini her şey sanarak üstüne vazife olmayan misyonlar üstlenemez.

Demokratik bilincin yerettiği bir kitle örgütünde bu yola başvuran yönetimler işbaşında kalamaz.

Tüzüğünü delik deşik eden FDG yönetimi bu haliyle üye kitlesinin beklentilerini karşılayamaz.

Özellikle Dortmund skandalından sonra FDG’nin samimi üye kitlesinin bu gidişe seyirci kalmaması gerektiğini düşünüyor, daha duyarlı ve müdahaleci davranmaya çağırıyorum.>>

DESMALA SURE
geschrieben von: Seyfi Cengiz, am: 23/10/2009 - 06:27:47
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Torné Thuji



Mesaj Sayısı : 215
Yaş : 69
Kayıt tarihi : 06/02/08

MesajKonu: BIZI MAHÇUP ETMEYIN   Cuma Ekim 23, 2009 2:36 pm

Bizi Mahçup Etmeyin

geschrieben von: Dina Dersim, am: 19/10/2009 - 23:59:50

Bir kaç gündür yazıları şaşkınlıkla takip ediyorum. Polemik tartişmalardan uzak durmanin önemini bilirim. Yine de bir kaç seyi söylemek isterim.

Son zamanlar da, Dersime karsi tehtit bildirileri yanı sıra güzel gelismeler olurken, Dersim halkı mitinglerde tek yürek olup alanlara döküldüğü bu sıralar , kisi, kisiler, kurum, ve örgüt ve de örgütler gözünüzden kaçan bir gerçek vardir. Oda halktan uzak ve de kopuk oldugunuz gerçeğ‏in su yüzüne çıkmasıdır. Bu kopuklugu göremediğ‏iniz gibi halkın güvenini kazanmak yerine, halklar arasındaki kardeşliğ‏in pekişmesini sağ‏lamak yerine bunun tersine kinin, nefretin, inançsızlığ‏ın, güvensizliğ‏in tohumlarını ekiyor oluşunuzdur.

Halktan kopuk, halktan uzak hiç bir kurum, kişi, kişiler, ve de örgüt, örgütler başarili olamadıkları gibi halkın güvenini, iradesini kaybekmekten baska yol haritalarının olmadıgı gerçegin bilincine varmalarıdır.

Halk arasında söylenen "Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır", bu sözü sizlere hatırlatıyor, medeni insanlar gibi bir kahve etrafinda fikirlerinizi, elestirilerinizi paylasmanızı öneriyorum. Bu fikir alış verişi sonucunda yapmaniz gereken sanal ortamında sergilediğ‏iniz hoş olmayan bu tutumlardan ve davranislardan arinmanizdir.

Bir kaç sitelerde şov yaparak yazar kesilen insanlarimizin gerçekten bu kadar dar pencereden dünyaya bakislariyla yazar olduklarini hayaline kapilmalari bir baska meseledir. Dünya görüsleri bu kadar dar, milliyetçiligi aratmayan fikirlerle aydin ve de yazar olunmaz. Bu gerçegi hala kavramamis olmalari bir baska aci noktadir.


Gençlerimizin bilinçli gençler oldugunu unutuyor olmaniz gerçeklerden ne kadar uzak oldugunuzu gösteriyor olmasidir. Bu tür yazilarla ögreticiden çok irkçi sovenizm kokan yazilar olmasi durumun vahimini gözler önüne seriyor.

Avrupa da yasayan bu insanlarimizi merak ediyorum, acaba baska kültürlerdenden, etniklerden olan dostlari çevreleri var midir? Bu kadar dar düsüncelerle yazi yazan kisilerin hangi dünyada yasiyorlar sorusu bir çok kisi eminim kendi kendilerine sormuslardir.
Dersim yaslilarinin kullandigi bazi edebiyat degeri kelimeleri yazilara dökerek onurlu Dersimli kesilenler ise bir baska meseledir.


Bir diger nokta, PKK içinde ve de baska örgütler içinde yillarca mücadele vermis, yasanan olaylara tanik olmus, yasanan bu olaylarin tam olarak nasil ve hangi sartlarda nasil yasandigi gerçeklerini anlatmaktan kaçinarak günah çikarir gibi kaleme sarilmalari, ayni kelimeler üzerinde tiyatro oynar gibi oynamalaridir.


Dürüstlük, erdemlik, mertlikten yoksunsaniz, yasanan gerçekleri oldugu gibi anlatmaktan çekiniyorsaniz ucuz edebiyatla günah çikarir gibi insanlarimizin kafasini daha fazla kurcalamamanizdir. Bir halkin acisiyla durmadan hep ayni kelimeler, ayni senaryolarla oynayarak edebiyat yapmaya soyunanlara söyliyecegim; yazinin tümü duygu sömürüsü bir iki kelime isyan kokan yazilarla birseyleri aydinlattiginiza inaniyor olmaniz ise yenilikçi, degisim, dönüsüme kapali oldugunuz gerçegini görmüyor olmanizdir. Benim bu kisilere soracagim soru nettir. Sizler bütün bu yasananlara karsi ne yaptiniz? Sizlerin hiç mi bir suçu yok? Yazilarinizda anlattiginiz bu kahramanlara kursun sîkmadinizi ve de bu kararlari uygulayanlardan olmadiginizi bizleri nasil ikna edeceksiniz?


Ben ne yazarm ne de sairim. Yazar olmak, sair olmak birikim, emek, durus daha sayamadigim bir çok kalite ister. Yalniz halktan biri olarak, sunu özellikle belirtmek istiyorum, içimdeki inanci, güveni, umudu sarsmaya hiç birinizin hakki yoktur. Bizler, sizleri önemsiyen, deger veren, kalemi yeni olanlar ve kisiler olarak sizleri örnek aldik, büyüklerimiz olarak sizlere sunu söylemek istiyoruz, " umutlarimiza kursun sîkmayin".


Bizleri dosta düsmana karsi incitmeyin, bizleri mahçup etmeyin. Bunlari yaparak bizleri ne kadar incittiginizi belki de farkinda degilsiniz. Yasanan bu olaylardan, ne kadar mahçup oldugumuzu farkina varmanizi istiyoruz.

Kendi adima tüm samimiyetimle sunu açikça ifade etmek istiyorum, bu olanlardan çok etkilendim.

Bir Dersim bayani olarak, sizlerden ricamdir, yalnislarinizi, elestirilerinizi, eksiklerinizi medeni insanlar gibi bir kahve etrafinda yapmanizi bekliyorum. Yalnislarin üzerine yalnislarla gitmeyin, bu yapici olmaktan çok yikiciliga ve tahribata yol açar.
Sizler de biliyorsunuz ki buna hiç ihtiyacimiz yok. Yeterince acilar yasandi, artik yeter.

Saygilarimla

DESMALA SURE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: OLMADI MEHMET OLMADI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
OLMADI MEHMET OLMADI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUM :: DERSIM FORUMU-
Buraya geçin: