FORUM

Tartisma Forumu
 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  
Paylaş | 
 

 Alevi çingelere 'özel' muamele

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Caner Ca
Misafir



MesajKonu: Alevi çingelere 'özel' muamele   Çarş. Şub. 20, 2008 2:50 pm

HACIBEKTAŞ'I ANMA TÖRENLERİNDE ALEVİ ÇİNGENELER ÇOK İNCİTİLDİ.


Caner Canerik


Alevi çingenelere 'özel' muamele!

SPOT: İnsanı merkez alan Alevilik felsefesi, Hacı Bektaş'da çingenelere çarptı. Pek çok Alevi kendisi gibi aynı değerlere inanan Alevi Çingenelere karşı 'özel' mualele yaptı, özel muamele istedi.


Veysel Kara İstanbul Merkezli Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi (CEM) Vakfı'nda Dedelik yapıyor ve bu sene Hacı Bektaş-ı Veli'yi anma etkinliklerinde görevli olarak geldi. Organizasyon bozukluklarından bahsederken, en önemli sorunlardan birisi olarak çingenelerin yarattığı kaos ortamından şikayet ediyordu. İnsanı merkez alan bir inanışın 'Dede'lerinden birisi olan Kara'nın çözüm önerisi ise Çingenelere karşı Alevilerin en azından bir bölümünde ciddi bir önyarğı olduğu ve onları kendilerinden kabul etmedikleri 'özel' muameleye tabi tutulmalarının şart olduğu inancıydı. Şöyle diyordu Veysel Kara; " Elimde yetki olsa, bunlara çadır verirken cüzi bir fiyat koyar, parasını anlardan alırdım. Ama orada onlara çekirdek yetirtmem. Git kendi mıntıkana kabak mı yersin git kendi mıntıkanda yapıyorsan yap. Benim mıntıkamda yapma, benim misafirlearimi rahatsız etme. Sende misafirsin ama onlar uyuduktan sonra bu tarafa geçebilirsin. Üstüne basa basa söylüyorum; bir kişiyi on defa tutuklama pahasına da olsa, elimde yetki olsa bunu yaparım" Bu cümleler aslında Hacı Bektaş'ta yaşananları çok bariz bir şekilde özetliyordu. Onca karmaşa içerisinde, yaşanan onca olumsuzluğa rağmen Cumhuriyet Gazetesinde Miyase İlknur çingenelerin erken gelip belediye tarafından kurulan çadırlara yerleşmelerini, dolayısıyla başkalarının dışarda kalmasını eleştiriyor adeta Alevi çingeneleri insandan ve Aleviden saymayan ırkçı bir yaklaşım sergiliyordu. Aslında, salon toplantıları ve protokolü izlemeyip Alevi çingenelerin içerisine girmesi durumunda neden erken gelip çadırlara yerleştiklerinin cevabını çok rahat bulurdu. Ve birde o insanların sadece etnik kimlikleriyle değil, Alevi dini kimlikleri nedeniyle oraya geldiklerini öğrenebilirdi. Ama yapmadı ve ırkçı bir yaklaşımla haber yazıp yayınladı. Gazetenin bölgeye gelmesiyle birlikte ise Alevi Çingenelere karşı önyarğılar ve hakaretler daha da arttı.

Neden erken geldiler?
Herkes, 'bir arkadaşına dayanarak' çingelerin yaptıkları bir 'kötülükten' bahsetmeye başladı. Her yeri işgal ettiklerinden, harsızlık için geldiklerinden, Alevi olmadıklarından, pis oldularında bahseder oldu. Hacı Bektaş'ta basına da yansıdığı gibi çingenelerin kalabalık ve erken gelmesi de en çok tartıştırılan 'medyatik' konulardan birisiydi. Kendi özgün renklerinden taviz vermeden Aleviliği yaşayan Çingeneler, Geçen yıl 'zamanında' gelmişler ve dışarda kalmışlardı. Hatay'dan ailesiyle gelen 300 araç ve 3 bin kişiye ulaşan çingene grubunun bir üyesi olan, kendisini sadece ve ısrarla "Alevi" olarak tanımlayan Çoban Alır erken geliş nedenlerini şöyle anlatıyordu; " Geçen sene geldik, çadır kalmamıştı. açıkta kaldık. Kimse bizi evine almak istemedi. Dinime-kitabıma soğukta yattık. Yaşlı bir amcayı belediyeye yolladık, hakarete uğrayıp geri geldi. Bu sene çadırlarda biraz rahat ettik. " Kendilerini Alevilerden hiç bir şekilde farklı görmeyen, Alevilik içerisinde de "buçuk" olarak değil, tam yani klasik değimle 72,5 değil de dünyada 73 milletin yaşadığının kabul edilme felsefesine inanan bu insanlar ciddi anlamda incitilmişti.

"Sorun heryerde"

Ağırlıklı olarak Hatay ve Adana'da yaşayan çAlevi Çingeneler bu sene Hacı Bektaş-ı Veli'yi anma etkinliklerine ilgi gösterdiler. Burada yaşadıkları mağduriyet aslında yaşadıkları bölgede gerek etnik, gerek dini kimlikleri nedeniyle yaşadıklarından pek farklı değildi. Hatay Kumlu'dan gelen Hasan Kulcu, Alevi oldukları için ve müzik yaparak hayatlarını sürdürdükleri çini Hatay'da baskı gördüklerini anlatıyor. Hıdır Alır ise Samandağ'da yaşayan Alevilerin son zamanlarda kendilerine yönelik yaklaşımında önemli değişiklikler olduğunu, kendilerini horlanıp aşağılandıklarına dikkat çekiyor.

"Gizlilik sürüyor"
Alevi Çingeneler, Türkiye'de farklı etnik kökenden insanların aksine hala ibadetlerini gizili yapmak zorunda kaldıklarını söylüyorlar. Bunun nedeni ise Hatay'da Alevi olduklarını bilinince iş bulamamalarından, Adana'nın bazı bölgelerinde 'yezid' olarak tanımladıkları bazı fundamantalistlerin saldırılarına uğramalarını gösteriyorlar. Ağırlıklı olarak CHP'yi desteklediklerini ifade eden Alevi çingeneler, seçilen vekillerin kendi sorunlarıyla hiç ilgilenmemesinin de ibadet ve dini kimliklerini gizlemelerinde etken olduğunu, 'Ankara' desteği olmayınca sorunlarının kolay kolay çözülemeyeceğini iddia ediyorlar.
"Beyaz Aleviler nasıl bakıyor"
Hacı Bektaş etkinliklerini kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, yaşadıkları kentlerdeki baskılardan kurtulup özgürce ibadet edebilecekleri bir yer olarak düşünen Alevi Çingenelerin ilçeye gelişi bir çok "Beyaz Alevi" üzerinde tedirginlik yarattı. Çingenelerin kendi aralarında yaptıkları bir bıçaklama olayının haricinde, polis kayıtlarına herhangi bir hırsızlık kaydına rastlanmadı. Buna rağmen, özellikle Cumhuriyet Gazetesi'nde Irkçı bir perspektifle sunulan haberin ardından insanların yaklaşımları farklı oldu ve dedikodular yayılmaya başladı.
İstanbul'dan anma töreni için gelen Güler Özden, "Güvenemiyoruz, kendimizi korumak zorunda kalıyoruz" derken, Hatice Ak, "İstesinler on milyon verelim. Ama çalması gerekmiyor" diyor. Peki çaldıklarını gördünüz mü duydunuz mu diye soruyoruz verilen yanıt aslında bir anlamda Çingenelerin her yerde olduğu gibi Hacı Bektaş'ta da önyarğıların kurbanı oldukların gösteriyor. "Görmedim ama etrafımızı sardılar" diyor.
"Tarihten bu güne suçluyuz"
Alevi Çingenelerden Hasan Boz, çingenelerin yalnızca bu gün ve kendileriyle aynı inancı paylaşanlar tarafından değil, tarihten bu güne kadar hep aşağılandıklarına dikkat çekiyor. Şöyle diyor: "Sizde görüyorsunuz .Bizi her türlü bizi suçluyorlar. Hiç bir olumsuz olay oldu mu burada? Hepimiz din kardaşıyız. O zaman sorun ne? Adana'da da; tavuk- horoz keser, zina yaparmışız diye suçlanıyoruz. Bu yeni değil, tarihler öncesinden suçlanıyoruz. Herkes kendi mezarına girer. O bizimle Allah arasında"

Kutu...Kutu...Kutu...
Çingenelere ilişkin yaptığı araştırmalarla tanınan Gazeteci Nazım Alpman, Alevilerin de uzun süre ön yarğıların kurbanı olduklarına dikkat çekerek çingenelerin maruz bırakıldıkları uygulamaları çifte standart olarak değerlendirdi. Alpman, "Bütün toplumlarda çingeneler ne yazık ki en alta layık görünüyorlar. Söylem bazında bazı değer veriliyor ama konuşurken bütünlük masallarına dahil ediliyorlar. Aleviler de Türkiye'de uzun yıllar ön yarğıların kurbanı oldular. Çingeneler, Aleviler'le birlikte aitolmak duygusunu yaşamak istiyorlar. Fakat, gösterilen tepki ve önyarğı ' siz bizden değilsiniz. Biz zaten Aleviyiz çingenler de bize 'bulaşmasın' kayğısından kaynaklanıyor. Çingeneleri aşağılamak maalesef doğal bir hakmış gibi görülüyor. Çingenelere karşı yapılan ayrımcılık, aşağılama o kadar içselleşmiş ki, bunlara tepki gösterilmiyor"

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Alevi çingelere 'özel' muamele

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

 Similar topics

-
» ozel manzara
» KANKALARA ÖZEL SÖZLER..
» Bana Özel Upload Nedir ? Ne İşe Yarar ?
» alevı duaları
» alevı ocakları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FORUM :: -